top of page

Uzmanlık Alanlarım

Uzun yıllara dayanan klinik deneyimim boyunca psikiyatri alanında farklı tanılar, yaşam güçlükleri ve ilişki sorunlarıyla çalışan yetişkinlerle çalışma fırsatı buldum. Bugünkü psikoterapi pratiğimde de kişiyi yalnızca yaşadığı belirtiler üzerinden değil; yaşam öyküsü, ilişkileri, duygusal ihtiyaçları, düşünce ve davranış örüntüleriyle birlikte, bütüncül bir çerçevede anlamayı önemsiyorum.

 

Yetişkin bireysel terapi, çift terapisi ve grup terapisi çalışmalarımı; kişinin ihtiyaçlarına ve terapi hedeflerine göre Şema Terapi ve Bilişsel Davranışçı Terapi başta olmak üzere bilimsel temelli yaklaşımlardan yararlanarak yapılandırıyorum. Her terapi sürecini, kişinin yaşadığı güçlüğün niteliğini ve kendine özgü yaşam deneyimlerini dikkate alarak ele alıyorum. Çalışmalarımı Pendik, Kurtköy' deki ofisimde sürdürüyorum.

Şema Terapi nedir? Süreç nasıl ilerler?

Şema Terapi, bugün yaşadığımız güçlükleri yalnızca bugünkü olaylar üzerinden değil; geçmiş deneyimlerimiz, temel duygusal ihtiyaçlarımız ve zaman içinde geliştirdiğimiz baş etme biçimleriyle birlikte anlamaya çalışan bütüncül bir psikoterapi yaklaşımıdır. Özellikle tekrar eden ilişki sorunları, yoğun kaygı, değersizlik ve yetersizlik hisleri, sınır koymakta zorlanma, aşırı fedakârlık, terk edilme korkuları ya da benzer güçlüklerin hayatın farklı dönemlerinde tekrar tekrar ortaya çıkması gibi durumlarda bu örüntüleri anlamak önemli olabilir. Şema Terapi Süreci Nasıl İlerliyor? İlk görüşmede öncelikle sizi terapiye getiren nedenleri, şu anda yaşadığınız güçlükleri ve terapiden beklentilerinizi konuşuyoruz. Sonraki görüşmelerde daha ayrıntılı bir yaşam öyküsü alıyorum. Çocukluk ve ergenlik dönemindeki önemli deneyimleri, aile ilişkilerini, yakın ilişkilerde tekrar eden örüntüleri ve bugün yaşadığınız sorunlarla bunların nasıl bağlantılı olabileceğini birlikte değerlendiriyoruz. Bu değerlendirme sürecinin ardından bir şema formülasyonu oluşturuyorum. Yani bugün yaşadığınız güçlüklerin hangi şemalar, temel ihtiyaçlar ve baş etme biçimleriyle ilişkili olabileceğini birlikte anlamlandırdığımız bir çerçeve ortaya çıkıyor. Formülasyonu danışana sunmayı önemsiyorum. Böylece terapi yalnızca yaşanan sorunları konuştuğumuz bir süreç olmaktan çıkıyor; neden bazı durumlarda benzer şekilde hissettiğinizi, düşündüğünüzü ya da davrandığınızı birlikte anlamaya başladığımız daha sistematik bir çalışmaya dönüşüyor. Seanslar Ne Sıklıkta Yapılıyor? Şema Terapide genellikle haftada bir görüşmeyi tercih ediyorum. Özellikle terapinin başlangıç ve çalışma döneminde düzenli aralıklarla görüşmek sürecin devamlılığı açısından önemli. Ancak kişinin koşullarına ve ihtiyacına göre seanslar zaman zaman iki haftada bir de planlanabilir. Burada benim için önemli olan görüşmelerin gelişigüzel değil, düzenli bir şekilde devam etmesi. Terapi ilerledikçe ve kişi öğrendiklerini günlük yaşamında daha bağımsız biçimde kullanmaya başladıkça seans aralarını açıyoruz. Sürecin sonlarına doğru iki haftada bir, ardından ayda bir görüşmelere geçerek terapiyi kademeli biçimde sonlandırmak mümkün olabiliyor. Şema Terapi Ne Kadar Sürer? Bunun için herkes için geçerli net bir seans sayısı söylemenin doğru olduğunu düşünmüyorum. Terapi süresi kişinin getirdiği sorunlara, bu sorunların ne kadar uzun süredir devam ettiğine, çalışılan şemaların yaygınlığına ve terapi sürecindeki ihtiyaçlara göre değişebiliyor. Bazı kişiler daha sınırlı bir sorun alanıyla gelirken, bazı kişilerde aynı örüntüler hayatın pek çok alanına yayılmış olabiliyor. Bu nedenle sürenin baştan kesin olarak belirlenmesinden çok, terapi boyunca ilerlemeyi birlikte değerlendirmeyi daha doğru buluyorum. Şema Terapi görüşmelerimi Kurtköy, Pendik’teki ofisimde yürütüyorum.

Bilişsel Davranışçı Terapi nedir? Süreç nasıl ilerler?

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), düşüncelerimiz, duygularımız ve davranışlarımız arasındaki ilişkiyi ele alan, yapılandırılmış ve bilimsel temelli bir psikoterapi yaklaşımıdır. Terapide kişinin yaşadığı güçlüğü sürdüren düşünce biçimlerini, kaçınmaları, tekrar eden davranışları ve bunların kısa ve uzun vadede nasıl işlediğini birlikte anlamaya çalışıyoruz. Amaç yalnızca “olumlu düşünmek” değil; kişinin yaşadığı durumu daha gerçekçi değerlendirebilmesi ve işe yaramayan davranış örüntülerini değiştirebilmesidir. BDT’de terapi çoğu zaman yalnızca seans içinde konuşmakla sınırlı kalmaz. Seanslar arasında yapılan gözlemler, davranış deneyleri ve ihtiyaç olduğunda verilen uygulamalar da sürecin önemli bir parçasıdır. BDT Hangi Durumlarda Kullanılabilir? BDT; kaygı bozuklukları, OKB, panik belirtileri, sosyal kaygı, depresif belirtiler ve çeşitli kaçınma davranışları gibi birçok alanda kullanılabilen bir psikoterapi yaklaşımıdır. Her danışanda aynı yöntemi aynı şekilde uygulamak yerine, kişinin yaşadığı güçlüğe ve ihtiyacına göre terapi planını yapılandırıyorum. Obsesif Kompülsif Bozukluk Obsesif Kompulsif Bozukluk, uzun yıllardır özellikle çalıştığım alanlardan biri. OKB’de yalnızca takıntılı düşünceleri değil, bu düşüncelerin ardından gelen açık ya da örtük kompulsiyonları, kaçınmaları, kontrol ve güvence arama davranışlarını da ayrıntılı biçimde ele alıyorum. Tedavide temel olarak Bilişsel Davranışçı Terapi ve Maruz Bırakma ve Tepki Önleme (ERP) yaklaşımından yararlanıyorum. Amaç kişinin kaygıyı tamamen ortadan kaldırmaya çalışması değil; obsesyonların yarattığı belirsizliğe ve rahatsızlığa, kompulsiyonlara başvurmadan dayanabilme kapasitesini geliştirmektir. OKB’de süreç çoğu zaman adım adım ilerler. Öncelikle belirtilerin nasıl sürdüğünü birlikte anlamlandırıyor, ardından kişinin günlük yaşamını en çok etkileyen alanlardan başlayarak maruz kalma çalışmalarını planlıyoruz. Uzun yıllar psikiyatri alanında çalışmış olmam ve OKB’ye özgü klinik deneyimim, özellikle karmaşık ve yaşamın farklı alanlarına yayılmış belirtileri değerlendirirken benim için önemli bir klinik çerçeve oluşturuyor. Bilişsel Davranışçı Terapi seanslarımı Kurtköy, Pendik’teki ofisimde yürütüyorum.

Çift Terapisi nedir? Kimler için uygundur?

Çift terapisi, ilişkide yaşanan sorunları yalnızca tek tek olaylar üzerinden değil, çiftin birlikte oluşturduğu ilişki dinamiği üzerinden ele alan bir psikoterapi sürecidir. Buradaki amaç kimin haklı ya da haksız olduğunu belirlemek değildir. Çiftin tekrar eden çatışma döngülerini, birbirlerine verdikleri tepkileri ve bu tepkilerin altında yer alan duygusal ihtiyaçları anlamak önemlidir. Çünkü çiftler çoğu zaman farklı konuları tartıştıklarını düşünseler de, zaman içinde benzer bir ilişki döngüsünü tekrar tekrar yaşayabilirler. Çift Terapisine Kimler Başvurabilir? Çift terapisi yaygın anlayışın aksine sadece boşanmanın eşiğine gelmiş çiftler için değildir. Birbirini sevdiği hâlde sürekli aynı tartışmaları yaşayan, iletişim kurmakta zorlanan, güven sorunları yaşayan, aldatma sonrasında ilişkiyi yeniden kurmaya çalışan ya da ilişkilerinde bir şeylerin yolunda gitmediğini hissedip bunu değiştirmek isteyen çiftlerle çalışıyorum. Çift Terapisinde Nasıl Çalışıyorum? Bir çatışma yaşandığında çoğu zaman yalnızca o gün olan şeye tepki vermiyoruz. Geçmiş deneyimlerimiz, yakın ilişkilerde geliştirdiğimiz baş etme biçimleri ve hassas olduğumuz noktalar da devreye giriyor. Örneğin bir taraf uzaklaştıkça diğer taraf daha çok üzerine gidebiliyor. Ya da aslında anlaşılmak isteyen iki kişi, kendilerini savunmaya çalışırken giderek daha saldırgan hâle gelebiliyor. Terapide bu döngüleri birlikte fark etmeye çalışıyorumz Çiftin birbirine neden böyle tepki verdiğini, bu tepkilerin altında hangi ihtiyaçların ve hassasiyetlerin bulunduğunu anlamak, değişimin en önemli parçalarından biri oluyor. Bireysel Görüşmeler Yapıyor muyum? Bazen ilişkinin önündeki güçlük yalnızca çiftin birlikte yaşadığı sorunlardan kaynaklanmıyor. Taraflardan birinin ya da her ikisinin bireysel olarak çalışılması gereken bazı örüntüleri de ilişkiyi zorlayabiliyor. Böyle durumlarda terapi sürecini bölmeden, aynı planın içinde ihtiyaç duyulan bireysel görüşmeleri de yapabiliyorum. Böylece hem ilişkinin kendisini hem de ilişkiyi zorlayan kişisel örüntüleri birlikte ele alabiliyoruz. Çift Terapisi Ne Sıklıkta Yapılıyor? Çift terapisi görüşmelerini iki haftada bir planlıyorum. Bu aralık, çiftlerin seanslarda konuştuklarımızı günlük yaşamlarında deneyimlemelerine, ilişkilerini biraz daha gözlemlemelerine ve bir sonraki görüşmeye yeni deneyimlerle gelmelerine alan tanıyor. Çift Terapisi Ne Kadar Sürüyor? Çift terapisi süreci 12–18 seans arasında tamamlanıyor. Çift terapisinde amacımız uzun süreli bir terapi yürütmek değil. Daha çok ilişkinin sorunlarını ve tekrar eden döngülerini anlamak, bu döngülerde değişim yaratmak ve çiftin bir noktadan sonra bunu kendi başına sürdürebileceği bir yere gelmesini sağlamak.

Grup Terapi nedir? Grup süreci nasıl ilerler?

Grup terapisi, benzer ya da farklı yaşam deneyimlerine sahip kişilerin güvenli ve yapılandırılmış bir terapi ortamında bir araya geldiği psikoterapi biçimlerinden biridir. Grubun önemli taraflarından biri, terapinin yalnızca terapistle kurulan ilişki üzerinden ilerlememesidir. Kişi diğer grup üyelerinin deneyimlerini dinlerken kendi örüntülerini daha kolay fark edebilir; bazen kendisinde göremediği bir şeyi başka birinin yaşantısında çok daha net görebilir. Aynı zamanda benzer duyguları ve güçlükleri yaşayan başka insanların olduğunu görmek, kişinin yaşadıklarını daha farklı bir yerden değerlendirebilmesine yardımcı olabilir. Şema Odaklı Grup Terapisinde Nasıl Çalışıyorum? Grupları ağırlıklı olarak Şema Terapi yaklaşımıyla yapılandırıyorum. Çalışmalarda kişinin tekrar eden ilişki örüntülerini, temel duygusal ihtiyaçlarını, şemalarını ve bu şemalarla baş etmek için geliştirdiği yolları anlamaya odaklanıyoruz. Grup ortamı bunun için oldukça zengin bir alan sunuyor. Çünkü şemalar yalnızca geçmişi anlatırken değil, insanlarla ilişki kurduğumuz anda da kendilerini gösterebiliyor. Birinin grupta geri çekilmesi, kendisini sürekli başkalarıyla kıyaslaması, ihtiyaçlarını söylemekte zorlanması ya da eleştirilme ihtimaline karşı hassaslaşması, üzerinde birlikte çalışabileceğimiz canlı deneyimlere dönüşebiliyor. Bu nedenle grup üyeleri yalnızca kendi çalışmalarından değil, birbirlerinin süreçlerinden de faydalanıyor. Bir kişinin yaşadığı deneyim başka bir üyede farklı bir farkındalık oluşturabiliyor; grup içinde verilen ve alınan geri bildirimler de kişinin kendisini ve ilişkilerini daha yakından görebilmesine yardımcı olabiliyor. Gruplar Nasıl Oluşturuluyor? Grup terapilerini kapalı grup şeklinde yürütmeyi tercih ediyorum. Grup başladıktan sonra yeni üyelerin sürekli katıldığı açık bir yapı yerine, aynı üyelerin süreci birlikte sürdürmesi güvenin ve grup bağının oluşmasını kolaylaştırıyor. Bazı grupları belirli bir sorun veya tema etrafında oluşturabiliyorum. Örneğin benzer ilişki güçlükleri ya da belirli şema örüntüleri yaşayan kişilerle daha odaklı bir grup planlanabilir. Bazı gruplar ise karma bir yapıda oluşturulabilir. Böyle gruplarda üyelerin getirdiği sorunlar farklı olsa da çalışmanın ortak noktası, kişinin tekrar eden örüntülerini ve bunların altında yer alan ihtiyaçları anlamaktır. Gruba başlamadan önce bireysel bir ön görüşme yaparak kişinin beklentilerini, ihtiyaçlarını ve grubun onun için uygun olup olmadığını değerlendiriyorum. Grup Terapisi Neden Farklı Bir Deneyimdir? Bireysel terapide kişi kendi yaşamını terapistle birlikte anlamaya çalışırken, grup terapisinde buna bir de ilişkilerin içinde kendini deneyimleme fırsatı eklenir. Grup, kişinin hem kendisini anlatabildiği hem de başkalarıyla kurduğu ilişkileri gözlemleyebildiği küçük bir sosyal alan oluşturur. Terapide konuşulan birçok ilişki örüntüsü grup içinde doğrudan görünür hâle gelebildiği için bunları yalnızca anlatmak yerine, ortaya çıktıkları anda fark etmek ve üzerinde çalışmak mümkün olabilir. Amacım grubun yalnızca insanların sırayla sorunlarını anlattığı bir ortam olması değil; üyelerin birbirlerinin deneyimlerinden öğrenebildiği, güvenli biçimde geri bildirim alabildiği ve yeni ilişki kurma biçimlerini deneyebildiği aktif bir terapi alanı oluşturmak. Şema odaklı grup terapisi çalışmalarımı Kurtköy, Pendik’teki ofisimde yüz yüze yürütüyorum.

Şema Terapi
bottom of page