"Eşim çift terapisine gelmek istemiyor. Ne yapabilirim?"
Bu, en sık aldığım sorulardan biri.
Öncelikle şunu söyleyeyim; çift terapisi gönüllülük esasına dayanır. Kimseyi zorlayarak sağlıklı bir terapi yürütmek mümkün değildir. Ama bu, hiçbir şey yapamayacağınız anlamına da gelmez.
İlk önerim şu olur: Eşinizin neden gelmek istemediğini hemen açıklamaya ya da yorumlamaya çalışmayın.
"Beni önemsemiyor.", "Değişmek istemiyor.", "Kendine bakmaktan kaçıyor." gibi çıkarımlar yapmak çok kolaydır. Ama bunlar çoğu zaman yalnızca tahmindir. Bilmediğiniz bir davranışın nedenini kendi zihninizde doldurmaya çalışmayın. Kısacası, yorum yapmak yerine, çift terapisinin ne olduğunu konuşmayı deneyin.
Çünkü birçok kişi çift terapisinin nasıl ilerlediğini bilmiyor. Çift terapisi, kimin haklı olduğunu bulduğumuz bir yer değildir. Yaşanan bütün kavgaları tek tek analiz ettiğimiz bir yer de değildir. Bir tarafın diğerini değiştirmeye çalıştığı bir yer değildir. Bazen, özellikle de terapiye gelmek isteyen tarafın beklentisi bu olabilir, terapiye eşi değişsin diye gelmek ister ama süreç böyle yürümez. Çift terapisi, her iki tarafın da payına düşeni aldığı bir yerdir.
Seanslarda iki kişinin de kendini ifade edebilmesi için eşit alan oluşturmaya çalışıyoruz. Eğer bir taraf daha baskın konuşuyorsa, diğer tarafın da duyulmasına özen gösteriyoruz. Çünkü ilişkiyi anlayabilmek için iki kişinin de deneyimini duymamız gerekiyor.
Çift terapisi, bir tarafın haklı çıkacağı ya da diğer tarafın değiştirileceği bir yer değil; ilişkinin içinde oluşan döngüleri birlikte anlayıp değiştirmeye çalıştığımız bir süreçtir.
Yorumlar