top of page

Kök Aileden Ayrışamamak

14 Eyl
1 dakikada okunur

Evlenmiş, çocuk sahibi olmuş, kendi ailesini kurmuş ama hala kök ailesinden ayrı bir yetişkin olamamış insanlar vardır. Bizde bu oldukça tanıdık bir aile manzarasıdır. Aile apartmanları, ortak işler, birbirinden tam olarak ayrışmamış bütçeler, kararların yalnızca çekirdek aileyi değil geniş aileyi de ilgilendirdiği hayatlar…



Yakın aile bağlarının elbette çok kıymetli tarafları var. Aidiyet, dayanışma, çocuk bakımında destek, zor zamanlarda birbirine yaslanabilmek… Dolayısıyla mesele yakın olmak değil. Mesele, yakınlığın içinde ne kadar ayrı kalabildiğimiz.



Sınırların fazla geçirgen olduğu, iç içe geçmiş aile yapılarında çoğu zaman geniş aile içinde ağırlığı diğerlerinden daha fazla olan bir figür bulunur. Bazen anne ya da baba, bazen büyükanne ya da büyükbaba… Onun onayı, takdiri ya da hoşnutsuzluğu yalnızca bir fikir olmaktan çıkar, ailede alınan kararları etkileyen görünmez bir etki yaratır.


Kimse size açıkça ‘bunu yapamazsın’ demeyebilir. Ama taşınmak istediğinizde yüzler asılır. Çocuğunuzla ilgili farklı bir karar aldığınızda eleştirilirsiniz. Bir yatırım yaparsınız, tatile gidersiniz, iş kurmak istersiniz ve geniş ailede soğuk rüzgarlar esmeye başlar. Ve yetişkin bir insan, kendi kararını vermekten çok ailesinin bu karara vereceği tepkiyi yönetmeye çalışırken bulabilir kendini.


Aile terapisinin önemli kavramlarından biri tam da burada devreye girer: Benliğin farklılaşması.



Benliğin farklılaşması, aileden uzaklaşmak ya da bağları koparmak değildir. Aileniz kararınızı beğenmediğinde de o kararın arkasında kalabilmek, onların hayal kırıklığı karşısında hemen eski çocuk rolüne dönmemek, farklı düşündüğünüzde suçluluk hissetseniz bile kendi tercihlerinizi sahiplenebilmek demektir.



Üstelik bütün bunları ilişkiyi tamamen kesmeden yapabilmektir. Yani hem bağın içinde kalmak hem de kendinizi o bağın içinde kaybetmemek.



Ayrışma, yalnızca başka bir eve çıkmakla, evlenmekle ya da kendi ailenizi kurmakla gerçekleşmez. Asıl ayrışma, aynı masada otururken bile kendi hayatınızın tarafında durabilmektir.


 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
İlişkide Sorun Yok” Diyen Eş Gerçekten Haklı mı?

Çift terapisinde çok sık karşılaştığımız bir tablo vardır. Eşlerden biri ilişkiyle ilgili uzun zamandır bir şeylerin yolunda gitmediğini düşünüyordur. Konuşmaya çalışıyor, bazen terapiyi gündeme getir

 
 
 
Kaygıyı azaltmaya çalışırken büyütmek

Kaygılandığımızda çoğumuzun ilk yaptığı şey kendimizi güvende hissettirecek bir yol bulmak oluyor. Bir şeyi tekrar kontrol etmek, birine sormak, önceden fazladan hazırlanmak, kötü ihtimalleri zihinde

 
 
 

Yorumlar


bottom of page